Tarabya

Tarabya

Boğaziçi’nin kuzeyindeki eşsiz koya kurulmuş tarihi semt. Eski ismi “şifa, tedavi” anlamına gelen Therapia’dır. Havasının insana iyi geldiği söylenir. 16. yüzyıla kadar küçük bir Rum balıkçı köyü olan Tarabya, 18. yüzyılla birlikte İstanbul elitinin yerleşkesi haline gelmiştir. Semtte hâlâ bu dönemlerde yapılmış elçilik binaları bulunur. Üstat Salâh Birsel mazinin Tarabya’sındaki meyhane atmosferini şöyle aktarır: ‘’Villa Zarifi yalısı bir yangın geçirdikten sonra alt katına Paella adında bir lokanta gelip konacaktır. (…) Şimdiler buralarda Yeni Karadut Restaurant’la, Tarabya Yosun Restaurant ruhu diri olanların gönüllerine dolar. Daha ilerde de –Hacıosman Bayırı’na ulaşan yola varmadan– Garaj Restaurant’a rast gelinir.’’ 1950’lerde açılan Garaj, daha sonra yerini Fidan meyhanesine bırakır. Bir süre sonra da onun bitişiğinde, bugün de varlığını sürdüren Filiz meyhanesi açılır. Garaj ise şu anki yerine geçer. İki meyhanenin de sahibi İmrozlu Vasil Karkalem’dir. Tarabya’nın eski meyhanelerinden Hristo, bugün aynı yerde, farklı bir işletmeyle varlığını sürdürür. Hemen yakınından bulunan Kıyı da 60’ların başından beri balık lokantası olarak hizmet verir. Salâh Birsel “avurlu zavurlu lokantalar” olarak; Nokta Cafeterya, Cafe Deniz, Köşem, Gazino Boğaziçi, Paletler, Zarif, Sevillanas Restaurant’ı anar. Palet’lerden biri de, eskilerde bağrında çok berduş barındırmış Demlen’in yerinde hizmet verir. Sevillanas Restaurant’ın yerinde ise –Tokatlıyan Oteli’nin hemen yanında– eskiden Mösyö Karabet’in Lokantası bulunurdu.

TAN MORGÜL
Salâh Birsel Sergüzeşt-i Nono Bey ve Elmas Boğaziçi

Rakı Ansiklopedisi‘nden alınmıştır.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>