Pera Palas

Pera Palas

İstanbul Tepebaşı’nda nice önemli misafir ağırlamış ve nice olaya tanıklık etmiş tarihi otel. Yüzüncü yılı 1992’de kutlanmış olmasına rağmen, hizmete açıldığı yıl 1895’tir. Pera Palas, Büyük Londra Oteli’yle (1891) birlikte şehrin bugünlere ulaşabilmiş en eski iki otelinden biridir.

Şark’ın gizemli limanı İstanbul’a gelen kalburüstü Avrupalı gezginlerin ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla inşa edilen bu ihtişamlı yapı, lüks yolcu gemilerinin veya Şark Ekspresi’nin doğal bir uzantısı, sanki güvertesi veya ek vagonu kimliğindeydi. Uluslararası Yataklı Vagonlar Şirketi’nin (Wagon-Lits), adeta bir saray gibi işlettiği bu otelin konforuna diyecek yoktu. Pera Palas, asansör kullanımı ve jeneratörle elektrik aydınlatması konusunda da İstanbul’un ilklerindendi.

Giriş katında, tam ortada yer alan bir iç avlu görünümündeki büyük balo salonu, otelin kalbidir. Bir büyük ve iki küçük yemek salonu, eşsiz Haliç manzarasına bakar. Pera Palas, açılışından 1. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde, en parlak hatıralarını yaşamıştır. Gerilim yıllarında ve dünyanın siyasi dönemeçlerinde, koridorlarında devlet adamları, hanedan mensupları, elçiler, casuslar cirit atmış, salonları diplomatik diyaloglara, pazarlıklara, entrikalara sahne olmuştur.

Cumhuriyet’ten sonra otel Suriye eşrafından Misbah Muhayyeş’in yönetiminde hayatını sürdürür. Pek çok resmi kuruluşun balo ve kokteylleri Pera Palas’ın salonlarında yapılır. 145 odalı otelde 101 numaralı oda Atatürk’ün, 411 numaralı oda Agatha Christie’nin adıyla anılır. İsmet İnönü, Celal Bayar, Adnan Menderes, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Falih Rıfkı Atay da Pera Palas’ta iz bırakanlar arasındadır. İstanbul’a uzun yıllar boyu 19. yüzyıl havası üfleyen ve Tokatlıyan, Park Otel gibileriyle birlikte Cumhuriyet döneminin öncü turizm kurumlarından olan Pera Palas, Attilâ İlhan’dan Abidin Dino’ya kadar sanatçı ve yazarların da ilham kaynağıdır. Otelin Meşrutiyet Caddesi’ne bakan ön yüzüne doğru uzanan Orient Express Bar, pahalı Fransız şarap ve şampanyaları başta olmak üzere dünyanın birinci sınıf lezzetlerini barındıran bir içki cennetidir. Geçmişten bugüne, ünlü ünsüz pek çok yabancı misafirin, ilk rakılarını burada yudumladığı hayal edilebilir. 1922’de bir gazeteci olarak Pera Palas’ta bulunan Ernest Hemingway’in, merakla aslan sütünden tattığı ve daha ilk kadehte müptelası olduğu herhalde hayal değil gerçektir.

Behzat Üsdiken Pera’dan Beyoğlu’na 1840-1955 / Çelik Gülersoy – Afife Batur “Pera Palas”, Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi / Jak Deleon İstanbul ve Bodrum Barları / Selim İleri “İstanbul Bir Yalnızlıktır”, Milliyet, 24 Nisan 1988

 

Rakı Ansiklopedisi‘nden alınmıştır.

Yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>