Mehtap sefası

Mehtap sefası

Eski İstanbul’da Boğaziçi’nde mehtap tertip etmek geleneği vardı. Boğaziçi’nin köylerinde yaşayan zenginler, eski tabirle eşraf, bu eğlenceleri kendi himayesi altında yapardı. Saz takımının kurulacağı büyük pazar kayığını kiralamak eşrafa düşerdi. Abdülhak Şinasi Hisar mehtap sefası bahsini şöyle anlatır: “Bu kayıkların arka taraflarındaki düz ve hayli uzunca kısımları hanende ve sazendelerin oturmalarına, saz aletlerinin, bir de işret tepsilerinin konmasına pek elverişliydi. Bu kayıkta saz sahibinin bir adamı bulunur; o, her şeyin efendisinin istediği yolda gitmesini temin ederdi. Yalnız bu kayıkta, hanende ve sazendelerin kuvvetlerini tazelemek ve neşelerini arttırmak için Erdek Rakısı, Umurca Rakısı gibi o zamanın en iyi rakıları, mastikaları ve muhtelif cins
balıklar, siyah ve sarı havyarlar, Gelibolu sardalyası, Tirilye zeytini, balık yumurtası, türlü türlü peynirler, çeşit çeşit salatalar, turşular, zamanın en makbul mezeleri, üzüm, şeftali, elma, kavun, erik gibi meyveler, bir de karlıklar içinde buzlu sular bulundurulurdu. (…) Boğaz’ın hemen her köyünden yavaş yavaş buraya gelen kayıklar ve sandallar saz kayığının etrafında, ışığın çevresinde dolaşan ve ondan ayrılamayan pervaneler gibi dolaşmaya başlar, onu kuşatarak ve ona adeta yapışarak teşkil ettikleri kafile su üstünde yekpare büyük bir sal gibi bir kütle olurdu.”

Abdülhak Şinasi Hisar Boğaziçi Mehtapları

Yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>